Çin'den ABD'ye Küba uyarısı: 'Tehdidi bırakın'

Raul Castro kahverengi askeri üniformasıyla küba bayrağı önünde alkışlıyor

Kaynak, EPA

Fotoğraf altı yazısı, Raul Castro 26 Temmuz 2022'de Havana'da bir ulusal kutlama töreninde
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Çin, Washington'ın eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro'ya cinayet suçlamaları yöneltmesinin ardından, ABD'ye Küba'ya karşı "zor" ve "tehdit" kullanmayı bırakma çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun, 21 Mayıs Perşembe günü ABD'nin "her fırsatta güç tehdidinde bulunmayı durdurması" gerektiğini söyledi ve Pekin'in "Küba'yı kararlılıkla desteklediğini" belirtti.

ABD, Castro hakkında 1996 yılında iki uçağa düzenlenen ve ölümlerle sonuçlanan bir saldırı nedeniyle iddianame hazırlamıştı.

Olayda Küba askeri jetleri, ülkeyi terk edenler tarafından işletilen iki sivil uçağı düşürerek dört kişinin ölümüne neden olmuştu.

Castro o dönemde silahlı kuvvetler bakanı olarak görev yapıyordu.

Castro, "Amerikan vatandaşlarını öldürmek için komplo kurmak, uçakların imhası ve dört cinayet" ile suçlanıyor.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel suçlamaları "yasal temelden yoksun siyasi bir manevra" olarak nitelendirdi.

ABD Başsavcı Vekili Todd Blanche konuyla ilgili basın açıklamasında, Brothers to the Rescue adlı insani yardım grubuna ait uçakların düşürülmesiyle ilgili olarak Castro'ya ve diğer beş kişiye yöneltilen suçlamaları açıkladı.

Blanche'e, ABD'nin Venezuela'da Nicolas Maduro'yu yakaladığı gibi Küba'da Raul Castro'yu yakalayıp yakalamayacağı soruldu.

Başsavcı Vekili, ABD'nin suçlanan kişileri yakalama yöntemlerinin farklı olabileceğini söyledi.

Doksan dört yaşındaki Raul Castro, 2008-20018 yılları arasında Küba'da devlet başkanı olarak görev yaptı.

Ağabeyi Fidel Castro 1959'da diktatör Fulgencio Batista'yı deviren Küba Devrimi'nin liderlerindendi ve ülkenin devlet başkanı olmuştu; Raul Castro da daha sonra onun yerini almıştı.

Trump yönetimi, Havana hükümetine yönelik baskıyı artırıyor.

Bir süre önce Donald Trump, Küba'yı "haydut devlet" olarak nitelendirmişti.

Ancak Trump 20 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, Küba ile yakın zamanda gerilimin tırmanmasını beklemediğini söyledi.

Bu konuda basından gelen soruya, "Olmasına gerek de görmüyorum, ülke un ufak olmuş durumda. Küba'yı özgürleştirmek için buradayız" yanıtını verdi.

ABD, Küba'ya yakıt tedarik edenlere yaptırım uygulayacağı tehdidiyle adayı fiilen abluka altına aldıktan sonra, Küba'da büyük bir yakıt krizi ve yaygın elektrik kesintileri yaşanıyor.

ABD'nin Venezuela ve İran'ın ardından Küba'ya mı yöneleceğine dair sorular gündeme geliyordu.

Rubio'dan Küba halkına 'yönetimlerini değiştirme' çağrısı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'ın ada ülkesinin eski lideri Raul Castro'ya yönelik hazırladığı iddianamenin açıklanması öncesi, Kübalılara videolu bir mesajla "yeni bir yol" önerdi.

Marco Rubio, Küba'nın bağımsızlığının 124. yıldönümünde X hesabından yayımladığı görüntülü mesajında, ülkenin komünist liderliğini "hırsızlık, yolsuzluk ve baskıyla" suçladı.

Annesi ve babası Küba'dan ABD'ye göçen Rubio, 20 Mayıs Çarşamba günkü açıklamasında, "Başkan [Donald] Trump, ABD ile yeni bir Küba arasında yeni bir yol sunuyor" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkenizi kimin yöneteceğini seçmek ve iyi bir iş yapmıyorlarsa onları değiştirmek için gerçek bir fırsata sahip olduğunuz yeni bir Küba."

Marco Rubio

Kaynak, X / Marco Rubio

Fotoğraf altı yazısı, Marco Rubio açıklamayı Küba'nın 124. kuruluş yıldönümünde X hesabından yaptı

Küba halkına doğrudan İspanyolca hitap eden Rubio, "ABD'de, halklarımız ve ülkelerimiz arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açmaya hazırız. Ve şu anda daha iyi bir geleceğin önündeki tek engel ülkenizi kontrol edenler" diye konuştu.

Ayrıca Küba halkının zorluklar yaşamasının nedeninin ABD ablukası değil, "Küba yönetiminin milyar dolarlar elde etmesine rağmen bunları halka yardım için kullanmaması" olduğunu savundu.

Rubio konuşmasında, Küba ekonomisinin yaklaşık yüzde 40'ını kontrol ettiği tahmin edilen ve ordu destekli bir holding olan GAESA'yı, sıradan vatandaşların pahasına seçkinleri zenginleştirmekle suçladı.

Rubio, "Hiç kimseye hesap vermeyen ve şirketlerinden elde edilen kârları küçük bir seçkin zümrenin yararına toplayan 'devlet içinde devlet'. Ve sözde 'hükümetin' oynadığı tek rol, sizden 'fedakârlıklar' yapmaya devam etmenizi talep etmek ve şikayet etmeye cesaret eden herkesi bastırmak" dedi.

ABD'nin Küba'nın müttefiki Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu askeri operasyonla yönetimden uzaklaştırmasının ve sonrasında ada ülkesine ağır enerji ablukası uygulamasının ardından Washington ile Havana arasındaki gerilim son aylarda tırmandı.

ABD yakın zamanda petrol ablukasının etkilerini hafifletmek için ülkeye 100 milyon dolar yardım teklif etmişti.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise yardım teklif etmek yerine ABD'nin ablukayı kaldırması halinde koşulların daha hızlı iyileşebileceğini söyledi.

Küba yönetimi ülkede akaryakıtın bittiğini açıklamıştı.

Yakıt kıtlığı, hastanelerin çalışamamasına, okulların ve hükümet binalarının kapanmasına neden oldu.