PKK'nın kurucularından Duran Kalkan: 'Bu süreç batmayacak'

Duran Kalkan askeri kıyafetlerle lacivert bir panonun önünde. Arkasında Abdullah Öcalan dahil çeşitli kişilerin fotoğrafları asılı.

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Duran Kalkan 12 Mayıs 2025'te PKK'nın Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla silahlı mücadeleye son verdiğini ve örgütsel yapısını feshettiğini açıkladığı kongrede konuşuyor.
    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 5 dk

PKK'nın kurucularından Duran Kalkan, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecini değerlendirdi.

Kandil'de Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır'a konuşan Kalkan, "Bu süreç batmayacak" dedi.

Kalkan, günümüzdeki iç ve dış dinamiklerin bu dönemi 2015'te çöken eski çözüm sürecinden farklı kıldığını söyledi.

Mevcut sürecin başarı şansının yüksek olduğunu belirten Kalkan, bölgesel gelişmelerin silahlı mücadele yerine siyasi çözümü zorunlu kıldığını vurguladı.

Kalkan, yasal ve demokratik siyaset zeminine dönmeye de açık kapı bıraktı.

Kalkan, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan "Terörden Arananlar Listesi"nde en üst kategori olan Kırmızı Kategori'de yer alıyor.

ABD 2018'de, Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Rewards for Justice (Adalet İçin Ödül) programı kapsamında, Duran Kalkan ile PKK'nın diğer önde gelen isimlerinden Cemil Bayık ve Murat Karayılan'ın yakalanmasını sağlayacak bilgileri verenlere üç milyon dolara kadar ödül vadetmişti.

'Barışı savaşanlar getirir'

Duran Kalkan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin TBMM'de Ekim 2024'te yaptığı tarihi çağrı sonrası PKK'da başta şaşkınlık yaşandığını söyledi.

"İlk duyduğumuzda aramızda şaşkınlıkla tartışmalar oldu" diyen Kalkan daha sonra "Barışı savaşanlar getirir" şeklinde bir kanaate vardıklarını söyledi.

"Savaşı durdurmayı, savaşı yapanlar gündeme alır ve irade koyar" diyen Kalkan, MHP liderinin çıkışı için "Bu yüzden anormal değil, doğruya yakın olandır" yorumunu yaptı.

'Oyun olsa da politika yapmanın önü açılıyor mu?'

Kalkan, sürecin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir "oyunu" olduğuna dair eleştirilere ise şu yanıtı verdi:

"Bunun bir oyun olmadığını iddia edemeyiz, yüzde 100 oyun yok demiyoruz. Çağrı yapanlarla ya da tartışma yürüttüklerimizle aynı görüşte değiliz. Bu süreç ortak bir güvenle yürümüyor.

"Fakat oyun da olsa ortada bir gerçek var: Bir politika yapmanın önü açılıyor mu? Yeni şeyler için imkan doğuyor mu? Biz sadece buna bakıyoruz."

Erdoğan, 24 Haziran'daki AKP Meclis Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, sürecin yasal altyapısını oluşturacak çerçeve yasa teklifinin Meclis kapanmadan yetişip yetişmeyeceğine dair soruya, "Meclis kapanmadan yetiştirebildiğimiz düzenlemeleri tamamlayacağız. Yetiştirebildiğimiz kadar yetiştireceğiz" yanıtını vermişti.

Normal şartlarda içtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Meclis'in çalışma süresi, Genel Kurul kararıyla uzatılmıştı.

Meclis'te yeni yasama yılı ise 1 Ekim'de başlayacak.

'CHP'yi gerileten dar particilik ve içlerindeki iktidar kavgası'

Kalkan Medyascope röportajında CHP'nin sürece "mesafeli" durduğunu savundu.

Duran Kakan, ana muhalefet partisini şu sözlerle eleştirdi:

"CHP'yi gerileten ve başarısız kılan şey bu 'dar particilik' ve kendi içlerindeki yoğun iktidar kavgasıdır.

"İç çekişmeler yerine Türkiye'nin temel meselelerini dert edinmelidirler. Yanı başımızdaki savaş Türkiye'yi 24 saat etkiliyor. CHP bunları gündemine alırsa bu dar boğazdan çıkıp kendisini topluma daha iyi anlatabilir."

CHP, yeni süreç kapsamında TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na 11 milletvekiliyle katılmıştı.

Sorunun çözüm yerinin meclis olduğunu vurgulayan CHP, komisyonun ortak raporunun iktidar için bir "ödev" niteliğinde olduğu vurgulamış, raporun içeriğindeki demokratikleşme vaatlerinin sadece sözde kalmaması ve ivedilikle yasal düzenlemelere dönüştürülmesi gerektiğini belirtmişti.

CHP'nin kamuoyuna açıkladığı kendi raporunda ise Kürt sorununun çözümünün sadece silah bırakmaya indirgenemeyeceği; esas çözümün AYM ve AİHM kararlarının uygulanması, yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğünün tesisiyle mümkün olacağı kaydedilmişti.

'Artık siyasetin zamanı gelmiştir'

Kalkan, 2013 yılında başlayan ve 2015'te çöken sürecini günümüzdeki ile kıyasladı.

Duran Kalkan, Çakır'ın, "Şimdi de bir süreç var. O zamanki süreç battı. Şimdiki…" sözleri üzerine "Sürüyor" dedi.

Kalkan'ın, Çakır'ın mevcut sürece atfen sorduğu "Batacak mı?" sorusuna yanıtı ise "Batmayacak" oldu.

Bölgedeki askeri ve siyasi koşulların değiştiğini belirten Kalkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Durum 2013 gibi değil. Artık hem Gazze süreci hem de Türkiye-Kürdistan süreci gibi yeni bölgesel gerçekler var.

"Hem kendi savaşımızla bir noktaya geldik hem de 'Artık nereye kadar?' sorusu gündeme oturdu.

"Savaş meseleleri açığa çıkarır ancak çoğunlukla siyaset çözer. Artık siyasetin zamanı gelmiştir.

Türkiye'de siyaset sorusuna yanıt: 'Neden olmasın?'

Duran Kalkan, Türkiye'de demokratik siyasete katılma ihtimaline dair soruya, "Neden olmasın? Olabilir. Yirmi beş yıldan sonra her şey siyasi takdire kalıyor" yanıtını verdi.

Kalkan, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Kürt siyasi hareketinin bazı isimleri hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

"Sadece Selahattin Demirtaş değil, cezaevindeki tüm siyasetçilerin çıkmasını istiyoruz. Demirtaş oldukça zeki, deneyimli ve ciddi bir tecrübe birikimi kazandı. Eğer dışarıda olsalardı, süreçte çok önemli bir rol oynayabilirlerdi."

Abdullah Öcalan'ın süreç dahilinde PKK yöneticileriyle görüştüğü yönündeki iddialara da değinen Kalkan, "Bu iddialara tamamen yalan denilemez ama çok doğru da değil" dedi ve ekledi:

"Böylesine büyük kararlar alınırken, gerektirdiği kadar derinlikli bir konuşma ve tartışma yürütülemedi. Çok daha ileri düzeyde olması gereken iletişim kanalları maalesef yapılamadı."

Duran Kalkan kimdir?

PKK'nın kurucularından ve üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, 1954 yılında Adana'nın Tufanbeyli ilçesine bağlı bağlı Güzelim Köyü'nde doğdu.

Örgütteki kod adı "Abbas" olan Kalkan, Erzurum'dan Çukurova'ya göç etmiş Türk kökenli bir ailenin çocuğu.

Kalkan, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nde öğrenim gördü.

Yükseköğrenim gördüğü yıllarda, Abdullah Öcalan liderliğindeki gruba katıldı.

Ankara'da ''Apocu'' olarak tanınan, Marksist-Leninist düşüncedeki solcu ve Kürt öğrencilerin temelini attığı PKK (Kürdistan İşçi Partisi) hareketi, 27 Kasım 1978'de Diyarbakır'ın Lice İlçesinin Fis Köyü'nde kuruluş kongresini gerçekleştirdi.

Duran Kalkan bu kongreye katılan 21 kişiden biriydi.

Kalkan, PKK'nın ideolojik çizgisini ve stratejilerini belirleyen kadrolar arasında kritik bir konuma sahip oldu.

Geçmişte örgütün silahlı kanadı olan HPG'nin (Halk Savunma Güçleri) ve eski adıyla ARGK'nin (Kürdistan Kurtuluş Ordusu) komutanlığını yaptı.

Kalkan, günümüzde KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) Yürütme Konseyi Üyesi olarak PKK'nın Kandil'deki en üst düzey lider kadrosunda yer alıyor.

Süreçte neler yaşandı?

PKK, Türkiye'de Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan yeni çözüm süreci kapsamında, kurucusu Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla 12 Mayıs 2025'te silahlı mücadeleye son verdiğini ve örgütsel yapısını feshettiğini duyurmuştu.

Örgütün tasfiyesini ve silah bırakanların topluma entegrasyonunu sağlamayı amaçlayan süreci iktidar "Terörsüz Türkiye", DEM Parti ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendiriyor.

Sürecin hukuki altyapısını oluşturacak çerçeve yasa tasarısı üzerinde çalışmalar sürüyor.

DEM Parti yöneticileri, çıkarılacak çerçeve yasayla, PKK'lılar hakkındaki tüm davaların düşmesinin sağlanması gerektiğini söylüyor.

Parti yöneticileri, "Af ve pişmanlık kapsamlı yasal düzenlemeler sorunu çözemez. Ne af, ne pişmanlık, ne teslimiyet ne taviz. Bu denklemlerden çıkmak gerekiyor" diyor.