Evlendirilmemek için bir taksiye binip kaçan Aliya: 'Neden Afganistan'da doğduk?'

- Yazan, Yogita Limaye
- Unvan, BBC Afganistan muhabiri
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 6 dk
Güvenliği için adını değiştirdiğimiz Aliya, evlilikten kaçmak için köyünden Kabil'e yüzlerce kilometre yol kat etti.
Geçen yıl, sadece gözleri görünecek şekilde kuzeniyle birlikte taksiyle yaptığı yolculuk Afganistan şartlarında olağanüstü bir şeydi ve riskliydi.
Çünkü her an, kadınların yanlarında erkek olmadan uzun mesafeli seyahat etmesini yasaklayan Taliban'ın denetçileri tarafından yakalanabilirlerdi.
Ancak 19 yaşındaki Aliya ve kuzeni, kontrol noktalarını aştı ve başkente ulaşmayı başardı.
"Aileme, arkadaşlarımla ve eski sınıf arkadaşlarımla buluşmak için buraya geldiğimi söyleyerek bir bahane uydurdum. Ama bu doğru değil. Onlar burada değil. Asıl neden Daykundi'de kalsaydım evlenmeye zorlanacaktım."
Bunun yerine, Kabil'e bir planla geldi: Bir İngilizce kursuna kaydoldu.
Sadece maddi imkanı olanların yararlanabildiği bu kısa süreli, dar kapsamlı özel kurslar, dini eğitime odaklanan medreselerle birlikte, Afganistan'da kızların ilkokuldan sonra eğitim alabilmelerinin tek seçeneği.
Ancak bunların hiçbiri resmi okul eğitiminin yerini tutacak nitelikte değil.
Taliban'ın 12 yaşın üzerindeki kızların okula gitmesini yasaklamasının üzerinden neredeyse beş yıl geçti ve yasağın neden hala yürürlükte olduğu konusunda çeşitli gerekçeler öne sürüldü.
Aliya gibi kızların istedikleri ve ihtiyaç duydukları eğitimi alamadan büyüdükleri yıllar, kariyer yolunun fiilen kapatıldığı, seçeneklerinin daraldığı ve tek bir seçenekle, yani evlilikle baş başa kaldıkları yıllar olarak nitelendiriliyor.

Kaynak, AFP via Getty Images
Aliya'nın hikayesi sadece cesareti nedeniyle sıra dışı değil.
O genç kadınlara sunulan az sayıdaki fırsatı değerlendirebilecek maddi imkanlara sahip bir aileden geliyor.
Birleşmiş Milletler'e göre dört kişiden üçünün temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir ülkede bu, nadir görülen bir durum.
Aliya'nın ailesi onun okumasına karşı da değil. Onun Kabil'de kalma isteğini kabul ettiler ve şu anda bile İngilizce kursuna para ödüyorlar. Yine de onlar bile Afganistan'daki yaşamın gerçekleri karşısında kısıtlı seçeneğe sahipler.
"Yasak öncesinde, ailem okula gitmem için beni coşkuyla teşvik ediyordu. Bana pilot olma hayalime kesinlikle ulaşabileceğimi söylediler. Ama şimdi, okula ve üniversiteye gidemediğim, hatta çalışamadığım için benim için en iyisinin evlenmek olduğunu söylüyorlar."
Aliya'ya evlilik teklifleri geliyor.
Bunlardan birini kabul etmek zorunda kalabileceğinden korkuyor ve evlendiği ailenin, anne babasının ona tanıdığı özgürlüğü vermeyebileceğinden endişe ediyor:
"Bazı aileler çok kısıtlayıcı olabilir. Bana hayallerimi unutmamı söyleyebilirler. Bu konuda hiç de iyi hissetmiyorum."
Ancak kararlılığını sürdürüyor.
"Ailem beni evlenmeye zorlamazsa, bekleyeceğim. Son nefesime kadar direneceğim" diyor:
Ancak bunu başarmak kolay değil.
Kabil'in batısındaki küçük, sade bir evde Shama ile tanışıyoruz.
"Taliban iktidara gelmemiş olsaydı, şimdiye kadar okulu bitirmiş olurdum. Doktor olma hayalime çok yaklaşmış olurdum. İstediğim şey buydu" diyor Shama.
Bunun yerine, dört yıl önce, 18 yaşındayken annesi tarafından evlenmeye zorlandı. Şimdi bir bebek ve bir yürümeye başlayan çocuğun annesi; ikisi de kız.
Güvenlikleri için kendisinin ve ailesinin isimlerini değiştirdik.

Kaynak, BBC/Imogen Anderson
Altı yıl önce kocası öldükten sonra kızlarını okutmak için temizlikçi olarak çalışan annesi Kamila, başka seçeneği olmadığını düşünüyordu.
Evlenme çağındaki genç kızının bekar kalması durumunda dikkat çekip çeşitli zorluklarla karşılaşmasından korkuyordu.
"Onların [Taliban'ın] neden onu evlendirmediğimi sorgulayacaklarından korkuyordum" diyor Kamila.
"Onun eğitim almasını, çalışmasını ve topluma katkıda bulunmasını istemiştim. Ben okuma yazma bilmiyorum, bu yüzden kör bir insan gibiyim. Ama kızlarımın öğrenmesini istedim. Shama'nın pek çok hayali vardı. Ama bunlar gerçekleşmedi."
Taliban hükümetinin eğitim yasağı, sayısız kadın ve kızın hayatında şimdiden geri dönüşü olmayan bir etki yarattı.
Birleşmiş Milletler'e göre, yasak 2030'a kadar devam ederse, "zaten dünyadaki en düşük kadın okuryazarlık oranlarından birine sahip olan bu ülkede, iki milyondan fazla kız çocuğu ilkokuldan sonra eğitimden mahrum kalacak."
Shama, "Bir kadının tek hayali bir koca sahibi olmak değildir. Önce kendi ayakları üzerinde durmalı, bağımsız olmalı, sonra evlenip bir aile kurabilir. Ama ben bu yeni hayata bunların hiçbirine sahip olmadan girdim. Hayallerim gerçekleşmedi" diyor.
Taliban'ın iktidarı ele geçirmesinden önce Shama birçok evlilik teklifini reddetmişti.
"Onları reddettim çünkü eğitim benim için her şeyden daha önemliydi. Benim kendim için istediğim şey, müstakbel kocaların benim için istediği şey değildi."
Şimdi sürekli stres altında olduğunu, kadın karakterlerin çalıştığı veya eğitim aldığı filmleri izlerken bile tetiklendiğini söylüyor.
Kocası ona iyi davranıyor, ancak potansiyelini gerçekleştirememesinin acısı onu hiç terk etmemiş:
"Benim için gerçekten zor. Evimde kapana kısılmış gibi hissediyorum. Sadece çocuklarım için yaşıyorum."
18 yaşındaki kız kardeşi Nora da şimdi aynı kaderi paylaşmaktan korkuyor.
Okula dönmeyi hayal eden Nora da, "Evlenmek için çok gencim. Eğitimime devam etmek istiyorum. Sanki hapishanedeymişim gibi hissediyorum. İktidar yüzünden dışarı çıkmaya korkuyorum, evde ise annem evlenmem gerektiğini söylüyor" diyor
Ancak Taliban rejimi altında okula geri dönebileceğine inanmıyor.
"Taliban, bir sonraki duyuruya kadar kızlar için okulların kapalı olduğunu söyledi. Ama aradan dört buçuk yıl geçti. Her gün o duyuruyu bekliyoruz."
Taliban yanıtsız bırakıyor
2021'den bu yana, Taliban hükümetinin kızlar için okulların ne zaman yeniden açılacağı sorusuna verdiği yanıtlar bir gerekçeden diğerine kaydı ve sonunda sessizliğe büründü.
Eylül 2021'de, Taliban'ın iktidarı ele geçirmesinden sonra bir sözcüsüyle yaptığımız ilk röportajda, sözcü kızlar için okulların açılacağını söylemiş ve "güvenlik durumunu iyileştirmek için çalıştıklarını" vurgulamıştı.
Bir yıl sonra verilen cevap, "dini alimlerin kızların okula gidip gelmelerinin güvenliği konusunda endişeleri olduğu" yönündeydi, ancak bu sorun üzerinde çalıştıklarını belirttiler.
2024 yılında Taliban hükümetinin sözcü yardımcısı Hamdullah Fitrat "Liderliğin kararını bekliyoruz" demişti.
Bu ay, bir kez daha Fitrat ile görüştüm; kendisi bir kadınla fotoğraf çektirmek istemedi ve karşımda oturmayı reddetti.
Kadınların ortaokul ve üniversite eğitimine yönelik yasağı nasıl haklı göstermeye devam edebildiklerini sordum.
O ise "şu anda yaklaşık yedi milyon erkek ve beş milyon kız öğrencinin eğitim gördüğünü" belirterek cevap verdi.
"Altıncı sınıftan sonraki eğitime getirilen kısıtlama ayrı bir konu" dedi ve bizi "Mutlaka tatmin edici bir yanıt vereceklerdir" dediği eğitim bakanlığına yönlendirdi.

Kaynak, Sanaullah SEIAM / AFP via Getty Images
Afganistan'daki kadın ve kızların bize Taliban hükümeti yönetiminde eğitimin hiçbir zaman mümkün olmayacağına inandıklarını söylediklerini belirterek konuyu daha da zorladığımda, cevabı yine "eğitim bakanlığına sorun" oldu.
Aynı soruyu eğitim bakanlığına da sorduk. Cevap vermediler.
Taliban hükümeti içinde kadınların eğitimi konusunda bizim de fark ettiğimiz bölünmeler var, ancak dini lider yıllar içinde tutumunu daha da sertleştirdi.
Kadınlar ve kızlar, okulların kendileri için kapandığı günü sanki dünmüş gibi net bir şekilde hatırlıyor.
"Tek yaptığım, bütün gün ve gece boyunca ağlamak ve hıçkırmaktı" diye anımsıyor Aliya ve ekliyor:
"Bir hafta boyunca uyuyamadım. Sanki bir ceset gibiydim. Benim yaşımdaki, mezun olmuş ve üniversiteye giden erkekleri gördüğümde çok kötü oluyorum, cehennemde yanıyormuşum gibi hissediyorum."
Kadınlar, Taliban'ın dini lideri tarafından dayatılan ve bazı yerlerde sıkı bir şekilde uygulanan, diğer yerlerde ise biraz daha esnek olan bir dizi kısıtlamayla karşı karşıya.
Ancak bu emirler halk arasında korku uyandırıyor. Hükümetin uyguladığı kısıtlamaların ve bazı durumlarda kadınların kendilerine dayattıkları kısıtlamaların toplu etkisi, kadınların kamusal yaşamdan neredeyse tamamen yok olmaları oldu.
Hükümetin kararlarını savunan Fitrat, "Kadınlara iş kurmaları için binlerce izin verdik, bu olumlu bir adım" diyor.
Ayrıca, Taliban hükümetinin ahlak polisi olan Erdemin Teşviki ve Kötülüğün Önlenmesi Bakanlığı'nın "kadınların miras haklarının reddedildiği 2.000'den fazla vakayı" çözdüğünü ve "zorla evlendirilen veya reşit olmayan 2.500 kadına yardım edildiğini" iddia etti.
Ancak geçtiğimiz hafta Taliban hükümeti, çocuk evliliğini yasal olarak onaylayan ve reşit olmayan bir kızın sessizliğinin evliliğe rıza olarak yorumlanmasına izin veren kuralları yasaya dahil etti.
Ve sahadaki kanıtlar bunun aksini gösteriyor. Kızların eğitim görmesi engellendiği için reşit olmayanların ve zorla evliliklerin yaygınlığı artıyor.
Konuştuğumuz kadın ve kızlar arasında, kurumsallaşmış ayrımcılığın en şiddetli biçimlerinden birinin artık o kadar şok edici veya öfke uyandırıcı gelmediğine dair bir his var. Kendilerini dünya tarafından terk edilmiş hissediyorlar.
Aliya, "Eğer unutulmamış olsaydık, şimdiye kadar mutlaka bir şeyler yapılmış olurdu" diyor
"Sık sık düşünüyorum; neden Afganistan'da doğduk?" diye de soruyor.
Annesi Kamila'nın dünyadaki annelere bir mesajı var.
"Kızlarınızın eğitim görmesine ve çalışmasına izin veriliyorsa, bırakın bunu yapsınlar. Bırakın bağımsız olsunlar. Burada, Afganistan'da, bizim için her şey bitti."
Imogen Anderson, Mahfouz Zubaide ve Sanjay Ganguly'nin katkılarıyla hazırlandı.










