Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 kişi tutuklandı

Muhsin Yazıcıoğlu
Fotoğraf altı yazısı, Muhsin Yazıcıoğlu 2009'da düşen bir helikopterde yaşamını yitirmişti
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) eski lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına dair yürütülen soruşturma kapsamında 36 kişi tutuklandı. Böylece soruşturmada toplam tutuklu sayısı 55'e yükseldi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 kişiden ikisi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Yürütülen soruşturmayla ilgili son olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek, 25 Eylül'de yapılan ikinci dalga operasyonda 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını duyurmuştu.

Gürlek, Ankara merkezli 16 ilde 45 adreste eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiğini ve şu ana kadar 33 şüphelinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Firari dört şüpheli için de yakalama çalışmalarının sürdüğünü söylemişti.

Gürlek açıklamasında "Aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için soruşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullanmıştı.

Soruşturma ilk olarak 13 Temmuz 2026'da kamuoyuna duyuruldu.

O tarihte 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

İşlemlerinin ardından 19 kişi tutuklandı, sekiz kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi.

Gürlek Temmuz ayında tutuklananlar arasında emekli askerlerin de olduğunu söyledi.

Soruşturma, "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten öldürme" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.

Gürlek 19 Temmuz'da X üzerinden yaptığı bir paylaşımda, bu dosyada Gülen yapılanmasının "karanlık izlerinin de araştırıldığını" ifade etmiş, "Ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir" demişti.

Bakan, çok sayıda şüphelinin geçmişte bu oluşumla bağlantılı olduğunun değerlendirildiğini kaydetmişti.

'Yazıcıoğlu'nun cinayeti diyoruz artık şu an, çünkü çok kuvvetli şüpheler var'

Gürlek, 27 Ağustos'ta TV100'e verdiği mülakatta, "Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatından birkaç gün öncesinde Elazığ'da pilotun da dahil olduğu işte örgütün mahrem imamlar toplantısı yapılıyor" demişti.

Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ın bu toplantıya katıldığını söyleyen Bakan, "Adil Öksüz'ün kim olduğunu biliyorsunuz; darbenin ana sorumlularından birisi ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun cinayeti diyoruz artık şu an, çünkü çok kuvvetli şüpheler var" dedi.

Gürlek, Yazıcıoğlu'nun ölümünden bir gün önce Adil Öksüz'ün Türkiye'den dışarı çıktığını ifade etti ve ekledi:

"Bakın çok önemli, bu 15 Temmuz'da da yaşanmıştı biliyorsunuz. FETÖ ile çok irtibatlı eylemler var.

"Pilotun mahrem imamlarla, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'la birlikte Elazığ'da toplantılara katıldığı çıktı.

"Bunlarla ilgili şu an yapılan ilk operasyon, birinci dalga genelde FETÖ eylemi yapan örgüt mensupları, askeri personelle ilgili".

Büyük Birlik Başkanı Mustafa Destici 13 Temmuz'da yaptığı açıklamada bugüne kadar soruşturma ve dava süreçlerinin çeşitli aşamalarında dosyanın takipsizlikle sonuçlandırılmasına yönelik girişimler olduğunu söyledi.

Destici "avukatların hukuki mücadelesi sayesinde" dosyanın yeniden değerlendirilmeye alındığını belirtti.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Adaletin gecikmiş olması, ondan vazgeçilmesini gerektirmez" dedi ve ekledi:

"Temennimiz ve beklentimiz; hakikatin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve hukukun üstünlüğünün hiçbir istisnaya yer bırakmayacak şekilde tesis edilmesidir."

Ne olmuştu?

BBP Eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu 2009 yılında Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde, içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu yaşamını yitirmişti.

Bunun bir kaza mı yoksa bir suikast mı olduğu kamuoyunda uzun bir süre tartışılmış, ortaya çeşitli iddialar atılmıştı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 2011 yılında izlediği bir videoda, birileri helikopterin bazı vidalarını sökerken gördüğünü söylemiş, "Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya" demişti.

Cumhurbaşkanı Gül'ün talimatıyla harekete geçen Devlet Denetleme Kurulu (DDK) BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünü şüpheli bulmuştu.

DDK'nın raporunda "Özellikle arama-kurtarma boyutunda Devletin topyekun seferber olmasına rağmen istenen netice alınamamış ve ağır bir kamu hizmet kusuru ortaya çıkmıştır" ifadeleri yer almıştı.

2018 yılına gelindiğinde Yargıtay, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından yürütülen soruşturmalarda bazı kamu görevlileri için verilen "kovuşturmaya yer yoktur" kararını kaldırdı.

2021 yılında dokuz üst düzey kamu görevlisinin yargılandığı davada üç sanığa "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıl 2'şer ay hapis cezası verildi, altı sanık beraat etti.

Sanıklardan dönemin Kahramanmaraş Valisi Tanılır, eski İl Jandarma Komutanı Akgün ve eski İl Emniyet Müdürü Çelikbilek'e Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 257/1. maddesi uyarınca "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıl 2'şer ay hapis cezası veren mahkeme heyeti, cezada sanıkların fiilden sonraki davranışlarını göz önünde bulundurarak TCK'nin 62/1. maddesindeki indirimi uygulamadı.

Muhsin Yazıcıoğlu kimdir?

1954'te Sivas Şarkışla'nın Elmalı köyünde doğdu.

Üniversite öğrenimi için gittiği Ankara'da 1977'de Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı oldu, bir sonraki yıl ise genel başkanlığa geçti.

Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu başkanı oldu ve MHP'de de Genel Başkan Müşavirliği yaptı.

1980'deki askeri darbenin ardından 7,5 yıl boyunca Mamak Cezaevi'nde kaldı.

1987'de Alparslan Türkeş'in liderliğindeki Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) katıldı.

1991'de Sivas milletvekili seçildi, 1992'de MÇP'den ayrıldı ve sonraki yıl Büyük Birlik Partisi'ni kurdu.

2007'deki genel seçimde Sivas'tan bağımsız aday olarak girerek bir kere daha milletvekili oldu.

25 Mart 2009'da, yerel seçim çalışmalarının bir parçası olarak Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gitmek üzere kiraladıkları helikoptere bindi.

Helikopter kalkıştan kısa süre sonra Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı'nda düştü.

Kazada Yazıcıoğlu'nun yanı sıra pilot Kaya İstektepe, BBP yöneticileri ve gazeteci İsmail Güneş'in de aralarında bulunduğu altı kişi yaşamını yitirdi.

Kazanın ardından arama kurtarma çalışmalarındaki gecikme iddiaları ve bazı teknik bulgular nedeniyle, bunun bir kaza değil suikast olabileceğine dair yorumlar yapıldı.