You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
DEM Parti'nin çerçeve yasa beklentisi: İtirazlar ve talepler neler?
- Yazan, Ayşe Sayın
- Unvan, Ankara
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 4 dk
İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısının ilk adımı olacak çerçeve yasaya ilişkin tartışmalar sürüyor.
İktidar partisiyle "arka kapı" diplomasisini sürdüren DEM Parti, çerçeve yasa konusunda AKP'nin, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı heyeti aracılığıyla ilettiği 7-8 maddelik öneri metnini dikkate alması gerektiğini savunuyor.
DEM Parti, bu hafta AKP'nin teklif taslağını kendilerine iletmesini bekliyordu.
Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, çerçeve yasanın Meclis tatile girmeden yasalaştırılmasına dönük açıklamalara karşın, iktidar partisinden henüz bir metin gelmediği ifade ediliyor.
AKP'nin 10-11 maddeden oluşacağı ifade edilen çerçeve yasa taslağını görmedikleri için temkinli bir yaklaşım sergileyen DEM Partililer, buna karşın temel öneri ve itirazlarını ilettiklerini vurguluyor.
Parti kaynaklarına göre teklif, daha sonra Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve infaz mevzuatında yapılacak değişikliklerin de dayanağını oluşturacak "kök yasa" işlevi görmeli.
En temel itiraz 'suçlu-suçsuz' ve 'silah tutan-tutmayan' ayrımına
DEM Parti, çerçeve yasada Türkiye'ye dönecek örgüt üyeleriyle ilgili düzenlemede "suça karışan-karışmayan" veya "eli silah tutan-tutmayan" ayrımı yapılmasına karşı.
Bir parti yöneticisi, bu itirazı şu sözlerle dile getiriyor:
"Suça karışan-karışmayan ayrımı sorunlu. Örgüt yöneticisi diye bir ayrım yapılması bile sıkıntılı. Çünkü kapsam dışındaysa, 'Ben niye silah bırakıp geleyim?' diye sorar."
DEM Parti'ye göre yasa, silah bırakmayı teşvik eden ve dönüşü kolaylaştıran bir mantıkla hazırlanmalı.
Parti kurmayları, düzenlemenin "cezalandırıcı" değil, çatışmasızlığı kalıcı hale getirecek bir geçiş hukuku oluşturması gerektiğini savunuyor.
'Dönüş mekanizması da düzenlenmeli'
Silah bırakacak kişilerin Türkiye'ye dönüşü, sınır geçişleri, silah teslimi, geçici barınma, kim tarafından karşılanacakları ve sürecin nasıl denetleneceği gibi başlıkların da yasayla ya da buna bağlı oluşturulacak mekanizmayla netleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Örgüt üyelerinin biner kişilik kafileler halinde gelmesinden söz edildiğini belirten parti kaynakları, sınırdan geçişlerinden Türkiye'de toplanacakları merkezlere kadarki süreçleri yönetecek mekanizmada PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da yer alması gerektiğini savunuyor.
Öcalan'ın statüsü de yasada yer almalı
DEM Parti'nin beklentileri arasında yalnızca silah bırakacak örgüt mensuplarına ilişkin düzenlemeler bulunmuyor.
Parti kurmayları, Öcalan'ın süreçte üstleneceği rolün ve hukuki statüsünün de yasal güvenceye kavuşturulmasını istiyor.
Partiye göre silahlı yapının tasfiye süreci tamamlanıncaya kadar yürütülecek mekanizmada Öcalan'ın konumunun da açık biçimde tanımlanması gerekiyor.
'Yürürlük tarihi uzun tutulmamalı'
AKP kulislerinde konuşulan, yasanın çıkarıldıktan sonra yürürlüğünün birkaç ay sonrasına bırakılması formülüne de DEM Parti mesafeli yaklaşıyor.
Parti kaynakları, silah bırakacak kesimin öncelikle yasanın içeriğini görmek istediğini belirterek "Bu ülkede 24 saat bile uzun. Ortadoğu'da aylar sonrasına kimse garanti veremez" değerlendirmesini yapıyor.
Ancak bu konudaki nihai karar vericinin de Öcalan olacağı belirtiliyor.
'Siyaset yasağı en fazla üç yıl olmalı'
AKP kulislerinde dile getirilen, silah bırakanlara belirli bir süre siyaset yasağı uygulanması önerisine ise DEM Parti tamamen karşı çıkmıyor.
Parti kaynakları, dönüş sürecinde belli bir denetim veya gözlem süresinin öngörülebileceğini, bunun cezaevinden tahliye edilen kişiler için uygulanan denetimli süreçlere benzeyebileceğini ifade ediyor.
Ancak bu sürenin 10 yıl gibi uzun sürelere yayılmaması gerektiğini belirten parti yöneticileri, "Belki en fazla üç yıl olabilir. Sonuçta PKK'nın dönüşümünden söz ediyoruz. Bu dönüşümü ne kadar uzun süreye yayarsanız o kadar sıkıntılara gebe olur" değerlendirmesini yapıyor.
Teklif trafiği nasıl işleyecek?
Parti kaynaklarının verdiği bilgiye göre PKK lideri Abdullah Öcalan, 24 Mayıs'ta kendisini ziyaret eden Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyetine çerçeve yasayla ilgili 7-8 maddelik öneri metni verdi.
Heyet, başta iktidar partisi olmak üzere tüm taraflara bu metni iletti.
AKP'nin teklifi DEM Parti'ye iletmesi halinde, Öcalan'la iletişim de heyet üzerinden sağlanacak.
AKP'nin teklifi yakın zamanda kendilerine iletmesini bekleyen DEM Parti, buna bağlı olarak İmralı heyetinin Öcalan'ın görüşünü almak üzere adaya gideceğini ifade ediyor.
Demirtaş için tahliye beklentisi
DEM Parti, çerçeve yasanın sadece PKK üyeleri için değil, başta HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere birçok siyasi tutuklu için de tahliye yolunu açacağına işaret ediyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen Demirtaş'ın tahliye edilmediğine dikkat çeken bir parti yöneticisi şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ama yasa çıkarsa, artık iktidarın da yargının da elinde cezaevinde tutmak için bir gerekçe kalmaz. Demirtaş'ın dosyası istinafta bekliyor. Yasa çıkarsa, örgüt propagandası suçlaması düşeceği için istinaf dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir, oradan da tahliye kararı çıkar."
Demirtaş'ın ileride parti içinde farklı bir siyasi çizgi izleyebileceği yönündeki yorumlara ise parti yönetimi ihtimal vermiyor.
Parti kurmayları, "Siyaset yapar, zaman zaman farklı düşünebilir ama sürece zarar verecek bir tutum içinde olmaz. Sürecin başından beri destek veriyor" değerlendirmesini yapıyor.
Bahçeli'nin sessizliği de değerlendiriliyor
DEM Parti kulislerinde dikkat çeken bir diğer başlık ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin son iki haftadır grup toplantılarında süreçle ilgili herhangi bir yorum yapmaması.
Bahçeli'nin bu tutumu DEM Partililerin de gündeminde.
Hatta bunun parti içindeki toplantılarda da değerlendirildiği ifade ediliyor.
DEM Parti bu konuda iki olasılık üzerinde duruyor.
Bir değerlendirmeye göre Bahçeli, sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini düşündüğü için konuşma ihtiyacı hissetmiyor.
Diğer değerlendirmeye göre ise iktidarın adım atmaması halinde "Ben söyledim ama sonuç alınamadı" algısının oluşmasını istemiyor.
Bir parti yöneticisinin ifadesiyle, "Sözünün aşınmasını, yerde kalmasını istemiyor."