Trump'tan doğum yoluyla vatandaşlığı sınırlandırmak için yeni hamle

    • Yazan, Grace Eliza Goodwin
    • Unvan, BBC News
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme'nin doğum yoluyla vatandaşlığı kaldırmaya yönelik önceki girişimini reddetmesinden haftalar sonra, bu hakkın kapsamını yeniden daraltmaya çalışıyor.

Trump 6 Ağustos Perşembe günü iki başkanlık kararnamesi imzaladı.

Bunlardan biri, çocuklarının doğum yoluyla vatandaşlık hakkından yararlanamayacağı ABD vatandaşı olmayan kişilere ilişkin mevcut tanımları genişletiyor.

İkinci kararname ise hamile kadınların çocuklarının ABD vatandaşı olması amacıyla doğum yapmak üzere ülkeye gelmesi şeklinde tanımlanan "doğum turizmini" yasaklıyor.

Trump, Oval Ofis'te yaptığı açıklamada, doğum yoluyla vatandaşlık hakkını 150 yıl sonra sona erdirmeye yönelik önceki girişiminin Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmesini eleştirdi.

ABD Başkanı, "Bunun yıllar önce yapılması gerekirdi ancak şimdi biz bu meseleyi hallediyoruz" dedi.

'Kötü niyetli yabancı aktörler'

İlk başkanlık kararnamesinde, "Yönetimim, ülkemizin cömertliğinden yararlanarak Amerikan vatandaşlarını dolandırmaya çalışan kötü niyetli yabancı aktörlerin oluşturduğu risklere karşı önlem almıştır" ifadeleri yer alıyor.

Bu kararname, ABD vatandaşı olmayan iki ebeveynden ABD'de dünyaya gelen bebeklere, ebeveynlerden birinin şu kategorilerden birine girmesi durumunda otomatik vatandaşlık verilmesini yasaklıyor:

Yabancı bir terör örgütünün üyesi olmak, yabancı bir hükümetin çalışanı olmak, hileli yollarla vatandaşlık elde etmeye çalışmış olmak veya federal yasalar uyarınca vatandaşlık hakkı tanınmayan ABD topraklarında yaşıyor olmak.

Porto Riko gibi ABD'ye bağlı topraklarda doğan kişilerin doğum yoluyla vatandaşlık hakkı ise federal yasayla güvence altına alınmış durumda.

Trump ve yönetimindeki isimler, doğum turizmine karşı defalarca sert açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalarda, Rusya ve Çin gibi rakip ülkeler, ABD'ye sızmak amacıyla doğum yoluyla vatandaşlık hakkından yararlanmakla suçlandı.

Her yıl yaklaşık 22-26 bin doğum

Partiler üstü bir araştırma kuruluşu olan Göç Politikaları Enstitüsü ise nüfus sayımı verilerine dayanan en kapsamlı tahmine göre, ABD'de doğum turizmi sonucunda her yıl yaklaşık 22 bin ile 26 bin bebeğin dünyaya geldiğini belirtiyor.

Enstitüye göre hükümet verileri, 2024 yılında adresi başka bir ülkede bulunan annelerin ABD'de 9 bin 600 doğum yaptığını gösteriyor.

İç Güvenlik Danışmanı ve Beyaz Saray Politikadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller, "Buradaki düşünce şu: İnsanlar turistmiş, ziyaretçiymiş gibi davranarak buraya geliyor" dedi.

Miller, "Ancak buraya gelmelerinin asıl nedeni çocuk sahibi olmak, o çocuğun otomatik olarak vatandaş olmasını sağlamak, ardından ülkemizden ayrılmak ve ABD vatandaşı bir çocuğa sahip olmak" diye konuştu.

Miller, bu çocukların daha sonra sosyal yardım haklarına, oy kullanma hakkına ve "yalnızca Amerikalılara ait olan diğer bütün hak ve ayrıcalıklara" eriştiğini sözlerine ekledi.

Miller, Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası'nın başkana ülkeye kimlerin girebileceğine ilişkin istisnalar ve sınırlamalar belirleme yetkisi veren bir maddesi uyarınca Trump'ın doğum turizmini yasaklama yetkisine sahip olduğunu savundu.

'Ciddi anayasal sorunlar doğurur'

California Üniversitesi Davis Hukuk Fakültesi'nden Profesör Gabriel Chin, BBC'ye yaptığı değerlendirmede, kararnamenin bazı bölümlerinin hukuken geçerli kalabileceğini ancak diğer bazı kısımlarının "ciddi anayasal sorunlar doğurduğunu" söyledi.

Chin, başkanın özellikle çocuk sahibi olmak amacıyla ABD'ye gelen kişilerin ülkeye girişini sınırlandırma konusunda belirli yetkilere sahip olduğunu ifade etti.

"Ancak bu gerçekleştikten, yani çocuk ABD'de dünyaya geldikten sonra, başkanın o çocuğun vatandaş olmadığına karar verme konusunda herhangi bir yetkisi bulunduğunu düşünmüyorum" diyen Chin, bu meselenin Trump yönetiminin yakın zamanda Yüksek Mahkeme'de kaybettiği davayla karara bağlandığını da sözlerine ekledi.

Chin, ABD'de gerçekleşen milyonlarca doğumla karşılaştırıldığında doğum turizminin "devede kulak" kaldığını söyledi.

Ne olmuştu?

Trump, 2025 yılında göreve dönmesinin ardından ilk günlerinde, ABD Anayasası'nın 14. Değişikliği ile güvence altına alınan doğum yoluyla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi amaçlayan bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı.

Kararnameye karşı başlatılan hukuki mücadele sonucunda dava Yüksek Mahkeme'ye taşınmıştı.

Mahkeme Haziran ayında verdiği kararda, Trump'ın 2025'te uygulamaya koymaya çalıştığı politikaların geçerli olamayacağına ve doğum yoluyla vatandaşlığın yürürlükte kalmaya devam ettiğine hükmetmişti.

Bu karar, Trump'ın ABD'de kimlerin yaşayabileceğini, çalışabileceğini ve vatandaş olabileceğini sınırlandırmaya yönelik devam eden girişimlerine büyük bir darbe olarak yorumlanmıştı.

Trump, Perşembe günü Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini açıklarken Yüksek Mahkeme'nin "kötü ve son derece adaletsiz bir karar" verdiğini söyledi.

Trump, "Ülkemiz bu karar yüzünden zarar görüyor ve biz şimdi buna farklı bir yolla son veriyoruz" dedi.

Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.