Türkiye Gazze Barış Anlaşması'nın yeni aşamasında nasıl bir diplomasi izliyor?

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Ankara
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

ABD Başkanı Donald Trump'ın 30 Temmuz'da Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasına ilişkin yol haritası üzerinde uzlaşmaya varıldığını açıklaması, İran-ABD savaşı nedeniyle gölgede kalan Gazze konusunu yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

Gazze Barış Kurulu başkanlığını da yürüten Trump, Eylül 2025'te taraflara baskıyla, İsrail-Hamas savaşında ateşkese varılmasını ve 20 maddelik barış anlaşmasının imzalanmasını sağlamıştı.

Sonrasında ise barış planının ikinci aşamasına geçiş sürecinde bir ilerleme olmamıştı.

Bu nedenle Trump'ın geçen hafta açıkladığı yol haritası önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Önce Trump daha sonra da Barış Kurulu'nca açıklanan yeni yol haritası, aşamalardan oluşuyor. Tamamen uygulanması durumunda Hamas'ın silahlarını bırakmasını, İsrail'in bölgeden çekilmesini, Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye yerleşmesini ve Gazze'de Hamas'ın içinde olmadığı yeni bir yönetim kurulmasını içeriyor.

Türkiye, Katar ve Mısır'ın özellikle Hamas'ın yol haritasını müzakere sürecinde devrede oldukları kaydediliyor.

Ancak yol haritasının açıklanmasının ardından İsrail'in Gazze'ye dönük saldırılarının artması ve 30'dan fazla Filistinlinin yaşamını yitirmesi başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası toplumun tepkisine neden oldu.

Amman'da kritik dörtlü toplantı

Bu süreçteki en kritik toplantı, 5 Ağustos'ta Amman'da Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları arasında yapılan görüşme oldu.

Bu formatta beşinci kez yapılan toplantıda ağırlıklı olarak bölgesel konuların ele alındığı, özellikle de Gazze barış planın tam uygulanmasına odaklanıldığı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından açıklandı.

Fidan, 6 Ağustos'ta Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile düzenlediği basın toplantısında, Gazze'de yaşanan gelişmelerle ilgili bir soruya yanıt verirken, barış planın uygulanmasına yönelik çalışmaların çok yoğun sürdüğünü, Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) eşgüdüm içinde olduğunu kaydetti.

Amman'daki toplantıda barış planının uygulanmasına ilişkin Ağustos ayında atılması gereken adımlar üzerinde uzlaştıklarını belirten Fidan, Eylül ayında yeni bir liderler zirvesinin düzenlenebileceğini bildirdi.

Arap basınında çıkan haberler zirve adresi olarak Mısır'a işaret ediyor.

Barış planı da geçen sene yine Mısır'da Şarm el-Şeyh kentinde 9 Ekim'de imzalanmıştı.

İsrail'in saldırıları artırarak anlaşmanın uygulanmasını engellemek niyetinde olduğunu, Gazze'yi tamamen "Filistinsizleştirme" politikasını sürdürmek istediğini anlatan Dışişleri Bakanı, uluslararası toplumun bunu giderek daha fazla fark ettiğini de söyledi.

Hamas'ın kabul ettiği yol haritası, silahların envanterinin çıkarılması, bunların gözlemciler eşliğinde depolanması gibi adımları içeriyor.

Arabulucu ülkeler Türkiye, Katar ve Mısır'ın bu süreçlerde rol oynamak istedikleri ancak İsrail'in Türkiye ve Katar'ın katılımına karşı çıktığı kaydediliyor.

İsrail'in saldırılarına karşı ortak açıklamalar

Türkiye ve diğer arabulucu ülkelerin bu süreçte artan İsrail saldırılarına karşı ortak ve daha güçlü bir tepki verilmesine odaklandıkları gözlendi.

Türkiye, 3 Ağustos'ta Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamayla, Netanyahu hükümetini eleştirirerk şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesini mümkün kılacak yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili katletmesi ve sağlık tesislerini hedef alması, Netanyahu hükümetinin Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını bir kez daha göstermiştir."

Aynı gün Türkiye, Katar ve Mısır "arabulucu ülkeler" sıfatıyla ortak bir açıklama da yaptılar ve İsrail'in artan saldırılarına tepki gösterdiler.

Açıklamada, İsrail'in Trump'ın liderliğinde oluşturulan barış sürecini sabote ettiği belirtilerek, başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası topluma "[İsrail'in] uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlayacak pratik ve etkili önlemler alması ve ağır ihlallerden sorumlu olanların hesap vermelerini sağlaması" çağrısı yapıldı.

İsrail'in saldırılarının devam etmesi üzerine 6 Ağustos'ta bu sefer daha fazla ülkenin katılımıyla yeni bir ortak açıklama daha yapıldı.

Arabulucuların yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün, Pakistan ve Endonezya'nın da imza attığı açıklama, İsrail'in ihlallerin sürmesinin gerilimi yeniden tırmandırmaya ve Gazze Şeridi'ndeki insani felaketi daha da derinleştirmeye neden olabileceği uyarısında bulundu.

Ankara yeni Hamas yönetimiyle temasta

Ankara bu süreçte Hamas'ın siyasi liderliğine seçilen Halil el-Yahya ve siyasi büro yetkilileri ile yakın temas içinde oldu.

20 Temmuz'da yapılan seçimle göreve gelen el-Yahya liderliğindeki bir Hamas heyeti, 29 Temmuz'da Ankara'da Dışişleri Bakanı Fidan ile 4 Ağustos'ta da MİT Başkanı İbrahim Kalın ile biraraya geldi.

Kaynaklardan edinilen bilgilere göre, her iki görüşme de Gazze' de yaşanılan gelişmelere ve barış planının uygulanma sürecine odaklandı.

MİT ile yapılan görüşmede özellikle yol haritasına değinildiği, Hamas'ın buna olumlu yanıt vermesinin altının çizildiği kaydedildi.

Türkiye, toplam 20 maddeden oluşan Gazze Barış Planı'nın Hamas tarafından kabul edilmesi sürecinde de Katar ve Mısır ile etkin olmuştu.

Sürecin garantörleri arasında olan Türkiye adına barış anlaşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imza atmıştı.

Dışişleri Bakanı Fidan da Gazze Barış Kurulu'nda anlaşmanın uygulanması sürecinde etkin olan Yürütme Kurulu'nun üyeleri arasına girmişti.