You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
İBB davasında iki sanığa tahliye: İmamoğlu tahliye talebinde bulunmadı
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 3 dk
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu olarak yargılandığı 414 sanıklı İBB davasının 17 Ağustos'ta başlayan ikinci celsesi devam ediyor.
3 Eylül perşembe günü yapılan aylık tutukluluk değerlendirmesinde, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk tahliye edildi.
Davadaki tutuklu sanık sayısı 51'e indi.
Ekrem İmamoğlu'na tutuklu değerlendirmesi yapılacak oturumda, son söz verildi.
Tahliye talebi olmadığını söyleyen İmamoğlu, "Bu dosyadaki adil yargılama ihlalleri giderilmeden benim tahliye talep etmemin hiçbir zemini yoktur" dedi.
Ekrem İmamoğlu konuşmasında, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, Ertan Yıldız'ın ifadeleri sonrası bir televizyon programında kendisine yönelik, "Davanın canlı yayınlanmasını hala istiyor mu acaba?" sözlerine yanıt verdi.
İmamoğlu, "Hem de misliyle istiyorum. Hatta biraz daha ileri gidiyorum: Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın" dedi.
Ertan Yıldız'ın ifadelerinin davanın "bel kemiği" olarak tarif edildiğini söyleyen Ekrem İmamoğlu, bu ifadelerdeki "çelişkileri de gördük" dedi.
Yıldız için, Adalet Bakanı Akın Gürlek, henüz İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken "İBB soruşturmasının dönüm noktası Ertan Yıldız'ın itirafçı olması" diye konuşmuştu.
25 Ağustos'taki duruşmada ifade veren, Yıldız, İmamoğlu'nun resmi başkan danışmanı olduğunu söylemişti.
3 Eylül'deki oturumda salondaki sanıklara işaret eden İmamoğlu, "Burada bir suç örgütü yok. Gerçekten büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var" ifadelerini kullandı.
Mahkeme sürecinin başlamasının üzerinden altı ay geçtiğini hatırlatan İmamoğlu, "Bir tek delili şu mahkemede huzurda kimse görmedi, ben de görmedim. Bir tek delil. Gören varsa şimdi yansıtsınlar, ben özür dileyeceğim" dedi.
Geniş savunmasından bir derleme yaparak yazdığı kitaba da engelleme getirildiğini söyleyen İmamoğlu, "Avukatımın tutuklanmasından, savunmamın tutuklanmasına, ardından kitabımın tutuklanmasına geldik" ifadelerini kullandı.
"Türk yargısı esir tutar mı? Türk yargısı esir tutar mı? Tutmaz. Esirlik savaşta olur, onun bile kuralları var. Burada esir tutuluyor insanlar" da dedi.
Ekrem İmamoğlu'nun ifadeleri sonrası savcı tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamını istedi.
Gün içinde neler yaşandı?
Silivri'de devam eden duruşmada kürsüye ilk gelen isim Medya A.Ş. Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık oldu.
"Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratmakla" suçlandığını oysa hizmet alımlarında Medya A.Ş.'nin çalıştığı dönemde yüzde 40 kâr ettiğini belirten Ayık hakkındaki suçlamaları reddetti.
Ayık, tahliyesini talep etti. Daha sonra İBB Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin'in avukatı Pınar Çengel, müvekkili adına tahliye talebinde bulundu.
Ardından kürsüye, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce geldi.
"30 yıldır aralıksız kamu görevi yapmaktayım. Türkiye'de üç büyükşehirde de çalışmış belki de tek bürokratım" diyen Gökce, "Gelir getirici evraktan, attığım rutin bir imzadan dolayı 18 aydır tutukluyum" ifadelerini kullandı.
Gökce, savunmasının son bölümünde "18 aydır kendimi kürek mahkumu gibi hissediyorum" dedi ve "Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum. Başka talebim yok" ifadelerini kullandı.
Duruşmalar devam ederken son olarak 28 Ağustos'ta İmamoğlu'nun X hesabından yapılan paylaşımda "Bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı 'Millet Şahidimdir' kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı. Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı" denildi.
Temmuz ayındaki son duruşmada İmamoğlu ile mahkeme başkanı tartışmış, mahkeme başkanı İmamoğlu'na "Savunma yapmak istemiyorsanız 'susma hakkımı kullandım' şeklinde zapta geçer, celseyi kapatırım" demişti.
Aynı duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun söylediği sözler nedeniyle "kamu görevlisini tehdit" iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım..." sözleri nedeniyle açıldığı belirtildi.
İmamoğlu 18 Ağustos oturumunda mahkeme başkanına "Ben susma hakkımı kullanmadım. 'Susma hakkını kullandı' kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum" tepkisini gösterdi.
Yargılama süreci 9 Mart'ta 107 tutuklu sanıkla başladı.
İBB davasında İmamoğlu, başta "suç örgütü kurmak ve yönetmek" olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.
Yaklaşık 3.900 sayfalık iddianamede savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu öne sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2.352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.