ABD ve Türkiye'nin Ukrayna'ya silah transferi planı neden tartışılıyor, Moskova ne diyor?

İngiliz Ordusu'na bağlı 1. Royal Horse Artillery birliğinin askerleri, 20 Temmuz 2022 tarihinde Almanya'nın güneyindeki Eschenbach yakınlarında bulunan Grafenwöhr'de düzenlenen "Dynamic Front 22" tatbikatı sırasında, zırhlı ve kendinden tahrikli bir M270 Çok Namlulu Roketatar Sistemi (MLRS) önünde duruyor.

Kaynak, CHRISTOF STACHE/AFP/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, M270 MLRS, çok namlulu roketatar sistemi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de envanterinde bulunuyor.
    • Yazan, BBC Monitoring, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

Rusya, Ukrayna'ya yeni silahlar tedarik edilmesinin Moskova ile ilişkilerine zarar verebileceğini belirterek ABD ve Türkiye'yi bu yönde bir adımdan kaçınmaları konusunda uyardı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova açıklamasında, "ABD Kongresi tarafından kısa süre önce yayımlanan belgelere göre, önemli bir silah cephaneliğinden söz ediyoruz" dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Kongre'ye gönderilen 6 Ağustos tarihli bildirime göre, yaklaşık 256 milyon dolar değerindeki önemli savunma ekipmanlarının Ukrayna'ya transfer edilmesi planlanıyor.

Belgeye göre silahlar arasında M270 çok namlulu roketatar sistemi ve bunlar için 2.500'den fazla güdümsüz misket mühimmatı, 47 bin 203 mm misket topçu mermisi ve 70 adet ATACMS operasyonel taktik füzesi yer alıyor.

Ekipmanların Ukrayna'ya ulaştırılmasında Türkiye ve ABD merkezli şirketlerin rol alacağı belirtiliyor.

ABD yönetimi, bu transferin Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımı hedefleriyle uyumlu olduğunu ve transferin onaylanmasına hazır olduğunu vurguluyor.

ABD yasalarına göre, belirli değerin üzerindeki savunma ekipmanlarının transferlerinin Kongre'ye resmi olarak bildirilmesi zorunlu.

Rusya ne tepki verdi?

Rusya Dışişleri Bakanlığı internet sitesine göre Zakharova, Rus basınından gelen, "halihazırda Türkiye Cumhuriyeti ordusunun envanterinde bulunan Amerikan menşeli büyük bir silah ve mühimmat sevkiyatının Ukrayna'ya olası transferine ilişkin endişe verici bilgiler" hakkında soruya yanıt verdi.

BBC Monitoring haber izleme servisine göre, Zakharova, Ukrayna'nın yeni silahlarla "doldurulmasının", "özel askeri operasyonun gidişatı üzerinde ciddi bir etki yaratamayacağını" söyledi.

Ancak bunun yol açacağı "çok yönlü zararın kaçınılmaz" olduğunu da ekledi.

Zakharova mavi bir fon önünde beyaz gömlekli, mikrofonların önünde oturuyor, ellerini yüzünün altında birleştirmiş.

Kaynak, Sefa Karacan/Anadolu/Getty Image

Fotoğraf altı yazısı, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, silah transferi hamlesine karşı uyarıda bulundu.

Zakharova, "Mesele Kiev'deki yetkililerin tırmandırmaya çalıştığı can kayıpları ve yıkımın yanı sıra Washington ve Ankara ile ikili ilişkilerimize verilecek ciddi zarar da söz konusu" uyarısında bulundu.

Bakan, Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın ABD Kongresi tarafından yayımlanan bilgiler konusunda Washington ve Ankara'dan açıklama talep ettiğini belirtti.

"Durumu sağduyulu bir şekilde değerlendirmek için hâlâ geç değil" diye ekledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden transferi durdurma çağrısı

Transfer listesinde yer alan bazı silahlar hedef bölge üzerinde çok sayıda alt mühimmat dağıtan mühimmat sınıfına giriyor. Bu nedenle söz konusu transfer yalnızca askeri açıdan değil, uluslararası hukuk ve insani etkiler açısından da tepki çekti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 11 Ağustos'ta yaptığı yazılı açıklamada, ABD kongresine transferi engelleme çağrısında bulundu.

Örgüt açıklamasında silahların toplamda 10 milyondan fazla patlayıcı alt mühimmat içerdiği vurguladı.

Uluslararası kuruluşa göre misket mühimmatları, belirli bir hedefe hassas biçimde yönlendirilemedikleri için ayrım gözetmeyen etkiler yaratıyor.

Önerilen anlaşmanın büyük bölümünü oluşturan topçu mermilerinin bu mühimmatı kullanan obüslerin ABD ordusundaki hizmetinin sona erdirilmesiyle birlikte 1994 yılında ABD envanterinden çıkarıldığı belirtildi.

Human Rights Watch'un Washington Direktör Yardımcısı Nicole Widdersheim, "Kullanım ömrünü doldurmuş misket mühimmatlarının bir çatışma ortamına aktarılması, siviller açısından öngörülebilir ve trajik insani sonuçlar doğuracak bir yük yaratır" dedi.

Widdersheim, "Bu 30 yılı aşkın geçmişe sahip, isabet oranı düşük ve güvenilir olmayan mühimmatların siviller üzerindeki etkileri, 112 ülkeyi Misket Mühimmatları Sözleşmesi'ne katılarak bu silahları yasaklamaya yönelten temel nedenlerden biridir" ifadelerini kullandı.